Ana sayfa Yaşam Ketojenik Diyet Nedir?

Ketojenik Diyet Nedir?

409
0
Sayfalar arasında geçiş yapmak için ok tuşlarını kullanın

Ketojenik Diyet Nedir?

Olumlu sonuçlar vaat eden popüler diyet programlarına olan benzerliği ve Apple’ın efsanevi ismi Steve Jobs‘un hastalık döneminde tercih ettiği ketonejik beslenme stili, son dönemlerde sıkça adını duyduğumuz diyetlerden birisi. 90’lı yıllardan itibaren kulaktan kulağa popülerliği tekrar artan ketojenik diyetin tarihi aslında 100 yıl öncesine dayanıyor. Kanser, epilepsi gibi önemli hastalıkların etkilerini azaltmak için kullanılan, senelerdir vücut geliştirme sporcularının yağ yakma döneminde başvurdukları ketojenik beslenme, sadece zayıflama amacı olmayan mucize bir diyet türü olarak tanımlanıyor.

Esas olarak karbonhidrat alımının kısıtlandığı, protein miktarının normal düzeyde tutulduğu, sağlıklı yağ tüketiminin ise artırıldığı ketojenik diyet, vücudumuzda karmaşık mekanizmaları harekete geçirerek yağ yakma sürecini hızlandırıyor. Bu rehberde ketojenik diyetin ne olduğunu, kullanım alanlarını, hangi besinlerin tüketilmesi gerektiğini ve diğer merak ettiğiniz önemli soruları yanıtlamaya çalıştık. Yine de her diyet programı gibi bu diyet programını uygulamaya başlamadan önce mutlaka bir uzmana danışmanızda fayda var.

Ketojenik Diyet Nedir?

Ketojenik Diyet Nedir?

Ketojenik diyeti özetle karbonhidrat alımının bir hayli kısıtlandığı bir beslenme programı olarak açıklayabiliriz. Öyle ki, günlük alınması gereken karbonhidrat miktarı 50 gramı geçmemelidir. Karbonhidratlardan alınmayan kalori ise kaliteli yağlarla ve proteinlerle tamamlanmalıdır.

Bu beslenme programına geçildiğinde, karbonhidratı enerji kaynağı olarak kullanan metabolizma yakıt türünü değiştirerek, bu aşamada açığa çıkan keton isimli madddeyi kullanmaya başlıyor. Bu metabolik sürecin adı ise ketosis. Ketojenik diyetin ismi de ketosis sürecinden geliyor.

Ketosis sürecinin en belirgin özelliği kandaki şeker düzeyinin düşük olmasıdır. Bu da yağ depolamasından sorumlu insülin hormonunun düşmesini ve yağ yakımından sorumlu glukegon hormonunun üretimini sağlıyor. Ketojenik diyetin başlattığı bu mekanizma, yağ yakımında artışı ve aşağı yönlü kilo kontrolünü sağlıyor.

Ketojenik Diyet Hangi Amaçlarla Kullanılır?

Ketojenik diyet sadece zayıflama vaat eden bir diyet programı değil. Aslında epilepsi nöbetlerinin ilaçla durdurulamadığı vakalarda bir ek tedavi biçimi olarak ortaya çıkan, kanser tedavisi sırasında semptomların azaltılması için başvurulan ketojenik beslenme, sağladığı yağ yakımı sonunda bir diyet programı olarak uygulanmaya başlanmış. Ketojenik beslenme, günümüzde, özellikle çocukluk çağı epilepsilerinde, son çare olarak değil, nöbetlerin engellenmesi için sıkça başvurulan bir yöntemdir. Ayrıca bazı araştırmalar, beynin keton cisimciklerini besin olarak kullanmasının odaklanmayı da olumlu yönde etkilediğini göstermektedir.

Ketojenik beslenme sırasında oluşan metabolik süreçlerin kan şekerinin dengelenmesine ve insülin seviyesinin düşmesini sağladığından bahsetmiştik. Bazı araştırmalar bu durumun, vücudun kaslardan yemeden yağı enerji olarak kullanmasını ve yağ yakımı sırasında kas kütlesinin maksimum oranda korunmasını sağladığını göstermektedir. Bu yüzdendir ki senelerdir her tecrübeli vücutçu, definasyon dönemlerinde fazla yağlarından kurtulmak için ketojen beslenmeyi tercih etmektedir.

Ketojenik Diyet Nedir?

Ketojenik Diyet Nasıl Uygulanır?

Tüketilen karbonhidratlar glikoza dönüştürülerek kan dolaşımına salınır. Glikoz üretimi için yeterli karbonhidrat alınmadığında, metabolizma kas içi proteinlere ve yağlara başvurur. Ketojenik diyet uygularken asıl değiştirilmesi gereken tabaktaki karbonhidrat miktarıdır. Özellikle, ekmek, makarna, pirinç, patates, hamur işleri gibi çabuk glikoza çevrilen gıdalar tüketilmemelidir. Glisemik indeksi yükselten sakroz, mısır şurubu, agave şurubu, meyve şekeri (fruktoz), bal, pekmez gibi şeker türlerinden ve her türlü tatlandırıcıdan uzak durulmalıdır. Fasulye, mercimek, nohut gibi sağlıklı bakliyatlar ise kontrollü tüketilmelidir. Günlük kalori miktarının sadece %5-10’luk kısmı sağlıklı karbonhidratlardan, %15-20’lik kısmı proteinlerden, geri kalan kısmı ise sağlıklı yağlardan alınmalıdır.

Ketojenik Diyette Tüketilmesi Gerekenler Nelerdir?

Yüksek oranda nişasta içermeyen, mineral ve vitamin değerleri yüksek yeşil yapraklı sebzeler, işlenmemiş ya da az işlem görmüş tüm et, balık ve tavuk ürünleri, yumurta, yağlı peynirler, fındık, fıstık, badem, çekirdek gibi yağlı yemişler bu diyetteki en büyük dostunuz. Ayrıca, yemeklerinizde zeytinyağı, hindistancevizi yağı, hayvansal yağları kullanabilirsiniz.

Ketojenik Diyetin Yan Etkileri

Diyetin ilk dönemlerinde halsizlik gözlemlenebilir. Ancak diyete taviz vermeden devam edildiği takdirde vücut yeni beslenme düzenine alışacak ve eski enerji düzeyine tekrar 14kavuşacaktır. Proteinden ve yağdan zengin beslenme, vücudun asit seviyesinin yükselmesine sebep olabilir. Vücudumuz bu duruma tepki olarak kandaki asit seviyesini dengelemek adına kemiklerden kana kalsiyum geçişini başlatır. Asit seviyesinin yükselmesinin bir diğer sonucu da ağız kokusudur. Bu sorunlardan korunmak için PH değeri yüksek su ve yeşil yapraklı sebze, badem, badem sütü, hindistan cevizi gibi alkali diyetinizin en önemli yapı taşlarını oluşturmalıdır. Ketojenik diyetin ileriki dönemlerinde kabızlık sorunuyla karşılaşmamak için çok iyi lif kaynaklarına ihtiyacınız var. Bu yüzden brokoli, ıspanak, kabak, salatalık, lahana gibi sebzeler, keten tohumu gibi liften çok zengin tohumlar her öğün tüketmeniz besinler olmalıdır.

Kaynak: Gittigidiyor Blog

Sayfalar arasında geçiş yapmak için ok tuşlarını kullanın

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here